Hamsinin Büyüğü İsmi Ne?
Başlangıçta Bir Balık, Sonra Bir Hayal
Kayseri’de, iç Anadolu’nun karasal havasında bir günün sonunda, çok sevdiğim sahil kasabasına benzer bir hayalini kurarken, annemin balkonundan beni izlediği o sabahı hatırlıyorum. O sabah, bir anda içimde bir şeyler canlanmıştı. Hamsi, balıkçılardan aldığımızda genellikle o kadar küçüktü ki, büyüğünü hayal edemezdik. Ama bir sabah, hamsinin büyüğü kimdir diye düşündüm. Hamsinin büyüğü var mıdır? Büyür mü? Bu soruyu kendime bir anlık içsel bir şüpheyle sormaya başladım. Belki de sadece çocukluğumun gözlerinde bıraktığı bir anıydı, belki de sadece büyümekle alakalıydı. O an, kaybolan şeyin peşinden gitmeye karar verdim. Hamsinin büyüğü ismi ne?
Bir balık, belki de hiç düşünmeyecek kadar basit bir şey gibi gelirken, bir anda beni o kadar etkiledi ki, içimdeki hayal gücüyle çok derinleşen bir soru halini aldı. Hamsi, sadece bir balık değil, çocukluğumun kocaman küçük hayallerini taşıyan bir sembol olmuştu.
Bir Akşam Yemeği, Bir Anı ve Bir Sorunun Başlangıcı
Bir akşam, babamla deniz kenarında balık tutmaya gitmiştik. Kayseri’de deniz olmadığı için, her yaz ailece Akdeniz’e gitmeye çalışıyoruz. Denizdeki o ferah, özgür ortam, her zaman insana bir şeyler katıyor. O akşam, sabah kahvaltısında tattığımız hamsiyi hatırlıyordum. Annem, hamsiyi mutfakta pişirirken her zamanki gibi “Bu hamsinin büyüğü var mı, var da onun adı ne?” diye sormuştum. Babam bir an durup gülümsedi. “Hamsinin büyüğü ismi ne?” diye sorarken, babamın gözlerinden hayatın o küçük sırlarını çözme isteğini fark ettim. Babam da benim gibi hayatın ardındaki derin anlamları arayan biriymiş, bunu o an anladım.
Bir hamsi, öylesine küçük bir şeydi ki, büyüğünü hayal etmek bile aklımıza gelmezdi. Ama o akşam, birden babamın bana verdiği göz kırpışı, balıkların yaşam döngüsünü, büyüyüp büyüyemediklerini anlamaya başlamama neden oldu. “Hamsinin büyüğü var mı?” sorusu beni, ya da onu, birdenbire keşfetmeye iten bir yolculuğa çıkardı. Babamın gözlerinde bir anlam belirdi, sanki yıllardır gizlenen bir gerçeği birlikte çözmeye başlamıştık.
Bir Umut, Bir Keşif
O gece uyandım. Gözlerimde bir umut vardı. İçimde bir hamsinin büyüğüyle ilgili bir şeyler keşfetme isteği, hıçkırarak içime akmıştı. Benimle birlikte geceyi geçiren o hamsinin, büyüyüp bir yerlere gittiğini hayal etmek, hiç beklemediğim bir şekilde kalbimi ısıttı.
Bir hamsinin, ne kadar büyüyebileceğini görmek için sabah erkenden balıkçılara gitmeye karar verdim. Sahilde güneş henüz doğmamışken, taze balıkların geldiği o sabahları seviyorum. Bugün de biraz farklı hissediyordum. Hamsinin büyüğü, belki de dünyaya olan bakış açımı değiştirecek bir şeydi.
Balıkçıdan aldım hamsiyi. O kadar küçüktü ki, sanki hala bir şeyler öğrenmeye çalışıyordu. Ama büyüyecek miydi? Gerçekten büyüyebilir miydi? İçimdeki bu soru, bir keşif yapma arzusuna dönüşmüştü. Hamsi, büyüdüğünde nereye gidecekti? Bir balık gibi, büyüyüp dünyaya salınacak mıydı?
Büyüme ve Bir Anın Ardında
Günler geçti. O sabah, hamsinin büyüğünü düşündükçe, bazen kalbimde bir kırıklık oluşuyordu. Hamsi, büyüyebilmek için, belki de kendi doğasına aykırı bir şeyler yapmak zorunda kalıyordu. Oysa biz de, zaman zaman, büyüyebilmek için hayatla çelişen şeyleri yapmak zorunda kalmıyor muyduk? Kendimizi kaybetmemek için, bence bazen hayatın özünden sapıyoruz.
Hamsinin büyüğü ismi ne? İşte, tam da burada, bu soruya anlam yüklemek zorundaydım. Hamsinin büyüğü sadece fiziksel olarak büyük olabilen bir varlık mıydı, yoksa duygusal olarak da büyüyebilir miydi? Kendi duygusal evrimimde olduğu gibi, belki hamsinin büyümesi de, fiziksel değil, duygusal bir geçişti.
Bir gün, balıkçıdan aldığım o hamsiyi tekrar gördüm. Onun büyüdüğünü hayal ettim. Belki de çok uzakta, okyanuslarda bir yerlerde, hamsinin büyüğü vardı. Onun adı neydi? Hamsinin büyüğü adıyla hatırlanabilir miydi? Ya da hamsinin büyüğü, adını unutur muydu?
Hamsinin büyüğü, belki de adını unutmayan, ama ismiyle özdeşleşmiş bir balıktı. Bir balığın adı, tıpkı bir insanın adı gibi, yaşamını ve iz bıraktığı zamanı simgeliyor gibiydi. Büyüdüğünde, hamsinin de bir adla hatırlanacağına inandım. Çünkü büyümek sadece bir süreç değil, aynı zamanda adını bırakmaktı.
Sonuç: Hamsinin Büyüğü, Bir Hikaye Olacak
Bugün, hamsinin büyüğü ismini hala öğrenemedim. Ama bir balığın büyüklüğü, sadece fiziksel bir durumu anlatmıyor. Bir balık, bazen yaşam yolculuğu boyunca adını, hikayesini, izlediği yolu taşır. Ve belki de büyüdükçe, biz de bazen kendimizi adlandırmak için o büyüklüğe ulaşırız. Hamsinin büyüğü ismi ne? Bu soruyu artık sadece balıkçıya sormuyorum. İçimde, bu hikâyenin ardında kalan sorularla, her adımda biraz daha büyüyorum.
Belki bir gün, bir hamsinin büyüğünü bulacağım. Ama o zaman, büyümek dediğimiz şeyin sadece bir balığa ait olmadığını, herkesin içindeki küçük büyük soruları anlamak olduğunu da fark edeceğim.