İçeriğe geç

Müminlerin en belirgin özellikleri nelerdir ?

Müminlerin En Belirgin Özellikleri Nelerdir?

Giriş: Sabah kahvesi, müminlik ve biraz da İzmirlilik

İzmir’de büyümek, insanı sürekli bir mizah anlayışıyla donatıyor. O kadar ki bazen hayatın ciddiyetini unutup, sabah işe giderken “bugün ne giysem, kendimi mutlu hissedebilirim?” sorusuna “Mümin gibi giyinip günaha girmemek gerek” cevabını veriyorum. Bir yanda arkadaşlarımın eğlenceli yorumları, diğer yanda içimdeki derin düşünceler… Bazen insan, bu ikili hayatı nasıl birleştireceğini bilemiyor. Neyse ki, Müminlerin en belirgin özellikleri nelerdir sorusu bu yazıda devreye giriyor. Bu, bana bir yanda esprili, diğer yanda derin bir bakış açısıyla bir yazı yazma fırsatı veriyor.

1. Sabah Namazı ve Kahve Arasındaki O Mücadele

Müminlerin en belirgin özelliklerinden biri kesinlikle sabah namazıdır. Bunu herkes duymuştur; “Sabah namazına kalkmak, uykunun en derin zamanına denk gelir!” Ama biz İzmirli müminler için durum biraz farklı. Sabah namazı ne kadar önemli olsa da, bir kahve içmeden güne başlamak da o kadar zor.

Bir sabah, tam sabah namazını kılmadan önce:

Ben (iç ses): “Sabah namazını kılayım, sonra bir kahve içerim. Kahve olmadan olmaz.”

Ama bir an duruyorum ve kendimi şöyle sorguluyorum: “Kahve içmeden nasıl yaşıyoruz? Olsa olsa sabah namazı bu kadar kolay mı olurdu?”

Biraz geç kalktım, gözlerim yarı kapalı, ama namazı bitirdikten sonra birden kahvenin kokusu canlanıyor. Hani derler ya, “İzmir’de yaşayanlar bir çayı, kahveyi asla unutmaz” işte tam o noktadayım. Bu ikisinin birleştirilemeyecek kadar kutsal olduğuna inandığım anlar oluyor.

2. Sabırlı Olmak (Ama Sabırlı Olduğunu Kimseye Söylememen Gerekir)

Müminler, sabırlarıyla bilinirler. Gerçekten de öyle. Ama ben de sabırlı olduğumu düşünürken, bir bakıyorum trafik ışıkları iki dakika yeşil yanmış, hemen sabrım tükenmiş. O sabır ki, bazen bir pizza siparişi verip “niye bu kadar uzun sürdü?” diye dertlenirken, sabırla ilişkili bir kavram olarak takılı kalıyorum.

Bir gün, arkadaşımın benim sabrımı test etmeye kalkıştığına şahit oldum. Benimle dertleşiyor:

Arkadaşım: “Ya Mümin olduğunda sabırlı olman lazım, değil mi?”

Ben (iç ses): “Bunu bana mı soruyorsun, ben sabır gurusu muyum, acaba?”

Ben (dış ses): “Evet, sabırlı olmalıyız.”

Ama dedikçe, şehre düşen trafik ışıkları gibi içimden geçen duygular da kırmızıya dönüyor. O kadar sabırlıyım ki, içimden her geçen saatin sabırla dolmasını istiyorum. Hani sabır deyince aklıma hemen İzmir trafikleri gelir. Evet, biz İzmirli müminler sabırlıyız. Ama trafik ışıkları bizi ciddi şekilde sınar, doğrusu.

3. Gönül Zenginliği, Ama Cüzdanın Durumu

Müminlerin en belirgin özelliklerinden biri de gönül zenginliğidir. Gerçekten gönül zenginliği derken, zengin olmaktan bahsetmiyorum. Ama ben ne zaman içimden birine yardım etmek istesem, hemen cebimdeki parayı da düşünmeye başlıyorum. “Yardım edeyim ama cüzdanımın durumu da ne olacak?” diye düşünmeden edemiyorum.

Bir gün, arkadaşımın elindeki parayı görüp içimden şöyle dedim: “Bu kadar para var ama gönlü zengin olan kim?”

Biraz mizahi bir bakış açısı olabilir, ama içimdeki Müminliği ortaya koymadan edemedim. Gerçekten gönül zenginliği önemli, ama cebimdeki para ile de bu gönül zenginliğini dengelemeye çalışmak, içsel bir mücadele gibi.

4. İçtenlik ve Samimiyet: Hiçbir Maskeye İhtiyacım Yok

İzmirli bir genç olarak, içten olmayı, samimi olmayı çok seviyorum. Müminlerin en belirgin özelliklerinden biri de bu samimiyetleri. Ama öyle bir durum var ki, bazen samimiyet ile espriyi karıştırabiliyorum. Bu karışıklık da bazen komik durumlar yaratıyor.

Bir gün bir arkadaşım bana sordu:

Arkadaşım: “Samimiyetin nerede?”

Ben (iç ses): “Beni samimi buluyorsan, bu yazıyı zaten yazıyorsun!”

Ben (dış ses): “Samimiyetim burada, başka bir yerde değil!”

İçimdeki samimiyet bir yanda, mizahi bakış açım bir yanda. Ama ikisini birleştirip, insanları kırmadan güldürmek istiyorum. Müminlerin içindeki samimiyeti böyle açıklayabiliriz. Bazen samimi olmak, sadece ciddi olmak değil, bazen bir şaka ile insanları daha iyi anlama yoludur.

5. Müslüman Olmak, Ama İnsan Olmak Öncelikli

Müminlerin en belirgin özelliklerinden biri de insan olmalarıdır. Yani; biz Müslümanlar, sadece dini vecibeleri yerine getiren insanlar değiliz. İnsan olma noktasında da gelişmeye çalışan, hatalarla dolu ama bu hatalarını kabul edip, yine de güzel bir yolda ilerlemeye çalışan insanlarız. Bu yüzden, bazen kendi kendime:

Ben (iç ses): “Ne kadar mümin olduğumu sorgulasam da, insan olmaktan her zaman gurur duyarım.”

Ben (dış ses): “Bunu unutma, Müslümanlık insana insan gibi davranmayı öğretir.”

Evet, bazen sadece dinin gereklilikleri değil, insan olmanın gerekliliklerini yerine getirmek de oldukça önemli. Müslüman olmak, aynı zamanda insan gibi olmak demek.

Sonuç: Mizahı Kayıtsız Şartsız Kucaklamak

Sonuç olarak, müminlerin en belirgin özellikleri gerçekten çok yönlüdür. Sabır, içtenlik, gönül zenginliği, ama aynı zamanda biraz mizah! Çünkü biz, her anın içinde küçük bir espri ararız. Her işin içinde bir hikmet vardır, ama bu hikmeti bir de gülerek, güldürerek anlamak da müminliğin bir parçasıdır.

Sonuçta, her biri içindeki insanı bulmaya çalışan, bazen sabırlı, bazen esprili ama her zaman samimi olan bir Müslüman, bu yolculuğu mizahi bir şekilde geçirir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort deneme bonusu veren siteler 2025
Sitemap
tulipbet yeni giriş